Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
biraz duraksa,
Neler olup bittiğine anlam verme.
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve
Düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi
ve varlığın ile buluşamadı.
Sorun yok, sadece bekle.
Güneş doğacaktır,
çimler yeşerecektir,
çiçekler açacaktır,
rüzgar esecektir
ve yağmur yağacaktır,
zorlamaya gerek yoktur,
Olması gereken kendiliğinden olur!
İzlemene devam et,
şahitlik güzeldir,
hem olayın dışındasındır hem de içinde,
o bir dengedir,
o anlamlıdır,
şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş,
güzellik olanların içinden filizlenecektir;
zorlamaya gerek yoktur,
olması gereken kendiliğinden olur!..
Hayat üç-buçukla dört arasındadır. ..
Ya üç-buçuk atarsın,
ya da dört dörtlük yaşarsın...
NEYZEN TEVFİK
11 Mart 2011 Cuma
4 Mart 2011 Cuma
Gülmek, aynı arabanın silecekleri gibidir, yağmuru durdurmasa da ilerlemenizi sağlar.
Gérard Jugnot
Gérard Jugnot
‘biz düş satarız’
Bir adam, vitrininden ne dükkanı olduğunu anlayamadığı bir dükkâna girer
ve tezgâ...htaki yaşlı adama ne satıldığını sorar.
‘biz düş satarız’, der adam.
Müşteri ilgilenir. Satıcı adama üç düş gösterir.
Müşteri, en sonuncusunu ve en güzelini beğenir.
...O düşte kendini görmektedir;
Gerçek yaşamda, ilişkilerini doğru dürüst yaşayamayan biridir.
ama gördüğü düşte, başta kendi kişiliği olmak üzere, her yaşadığının ahlâkını savunmakta kararlı biri olup çıkmıştır…
Beğendiği düşün fiyatını sorar.
Satıcı, ‘yaşamınızın birkaç yılı’, diye yanıtlar.
‘anlamadım’, der müşteri,
‘parayla değil mi?’.
‘Hayır, biz düşlerimizi, müşterilerimizin hayatlarının bir bölümü karşılığında satarız’.
‘Peki şu birkaç yıl.. biraz fazla değil mi?’.
‘Hayır. bizde öyle düşler vardır ki, karşılığında bütün bir hayatı isteriz!’…
Müşteri, düşü almadan dükkândan çıkar ve eski yaşamına döner.
Düşlerine layık olmayı göze alamamıştır.”
Büyü Dükkanı
Yeşim Türköz
ve tezgâ...htaki yaşlı adama ne satıldığını sorar.
‘biz düş satarız’, der adam.
Müşteri ilgilenir. Satıcı adama üç düş gösterir.
Müşteri, en sonuncusunu ve en güzelini beğenir.
...O düşte kendini görmektedir;
Gerçek yaşamda, ilişkilerini doğru dürüst yaşayamayan biridir.
ama gördüğü düşte, başta kendi kişiliği olmak üzere, her yaşadığının ahlâkını savunmakta kararlı biri olup çıkmıştır…
Beğendiği düşün fiyatını sorar.
Satıcı, ‘yaşamınızın birkaç yılı’, diye yanıtlar.
‘anlamadım’, der müşteri,
‘parayla değil mi?’.
‘Hayır, biz düşlerimizi, müşterilerimizin hayatlarının bir bölümü karşılığında satarız’.
‘Peki şu birkaç yıl.. biraz fazla değil mi?’.
‘Hayır. bizde öyle düşler vardır ki, karşılığında bütün bir hayatı isteriz!’…
Müşteri, düşü almadan dükkândan çıkar ve eski yaşamına döner.
Düşlerine layık olmayı göze alamamıştır.”
Büyü Dükkanı
Yeşim Türköz
3 Mart 2011 Perşembe
WEDDING CEREMONY
Yüzde ısrar etme, doksan da olur.
İnsan dediğinde, noksan da olur...
Sakın büyüklenme, elde (baskasinda) neler var.
Bir ben varım deme, yoksan da olur...(Olsanda olur, olmasanda olur.)
Rumi
SİİRIN HIKAYESI: Saat 18.30 civari, gunlerden persembe... Turkceyi aksanli konusan kapali bir hatun ile bir Turk erkegi Esra hanimin programinda evliligin arafesine gelmisler... Son sahne soyle; adam sahnede kiza ilani ask edecek, kizda sahneye cikacak ve program bitecek... Erkek, Rumi'nin yukarida yer alan siirini duygusal olmaya calisarak okuyor ve "Olsanda olur, olmasanda olur." dedikten sonra "ama benim icin .....hanim olmasa olmaz." diye bitiriyor. Esra Erol yorum yapiyor.."Duydugum en sacma siir ancak sonunu iyi bagladi..:) ve program kapaniyor.... Bende okuyorum siiri, bana hic sacma gelmedigi gibi cok da anlamli geliyor.. Her zaman oldugu gibi gariplik bende olsa gerek....
İnsan dediğinde, noksan da olur...
Sakın büyüklenme, elde (baskasinda) neler var.
Bir ben varım deme, yoksan da olur...(Olsanda olur, olmasanda olur.)
Rumi
SİİRIN HIKAYESI: Saat 18.30 civari, gunlerden persembe... Turkceyi aksanli konusan kapali bir hatun ile bir Turk erkegi Esra hanimin programinda evliligin arafesine gelmisler... Son sahne soyle; adam sahnede kiza ilani ask edecek, kizda sahneye cikacak ve program bitecek... Erkek, Rumi'nin yukarida yer alan siirini duygusal olmaya calisarak okuyor ve "Olsanda olur, olmasanda olur." dedikten sonra "ama benim icin .....hanim olmasa olmaz." diye bitiriyor. Esra Erol yorum yapiyor.."Duydugum en sacma siir ancak sonunu iyi bagladi..:) ve program kapaniyor.... Bende okuyorum siiri, bana hic sacma gelmedigi gibi cok da anlamli geliyor.. Her zaman oldugu gibi gariplik bende olsa gerek....
2 Mart 2011 Çarşamba
30 Yaşından sonra kadın...
Andy Rooney der ki...
" Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış bayanlara değ...er vermeye başladım."
İşte bunun sebeplerinden bir kaçı:
Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp "ne düşünüyorsun?" diye sormaz...
Umurunda degildir çünkü ne düşündüğünüz.
Otuzunu aşmış bir kadın TV deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV 'nin karşısında yanınızda oturmaz.......
Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.
Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir...
Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini, ve kimden istediğini bilir.
Otuzunu asmış cok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkinda ne düşündüğünüzü önemser.
Otuz yaş üstü kadın coğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymustur.
Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan bir aşıktır.
Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır.Bir operanın ortasında ya da pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa
kavga etmesi cok nadirdir...
Ha tabi hakettiyseniz, size vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına katlanmayı da planlayarak...
Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta cok bonkördür, çoğu hak edilmemis bile olsa...
cünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.
Otuzunu asmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir...
Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.
Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz..... arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.
Kadınlar yasları ilerledikce medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza Hiç gerek yoktur... Onlar her haltınızı bilirler.
Otuz yaşını aşmış bir kadın Kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir. Çiğ durur...
Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler... Onun icin ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur...
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir...
Eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız.Devamını Gör30 Yaşından sonra kadın...
Andy Rooney der ki...
" Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış bayanlara değ...er vermeye başladım."
İşte bunun sebeplerinden bir kaçı:
Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp "ne düşünüyorsun?" diye sormaz...
Umurunda degildir çünkü ne düşündüğünüz.
Otuzunu aşmış bir kadın TV deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV 'nin karşısında yanınızda oturmaz.......
Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.
Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir...
Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini, ve kimden istediğini bilir.
Otuzunu asmış cok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkinda ne düşündüğünüzü önemser.
Otuz yaş üstü kadın coğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymustur.
Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan bir aşıktır.
Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır.Bir operanın ortasında ya da pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa
kavga etmesi cok nadirdir...
Ha tabi hakettiyseniz, size vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına katlanmayı da planlayarak...
Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta cok bonkördür, çoğu hak edilmemis bile olsa...
cünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.
Otuzunu asmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir...
Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.
Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz..... arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.
Kadınlar yasları ilerledikce medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza Hiç gerek yoktur... Onlar her haltınızı bilirler.
Otuz yaşını aşmış bir kadın Kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir. Çiğ durur...
Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler... Onun icin ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur...
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir...
Eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız.
" Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış bayanlara değ...er vermeye başladım."
İşte bunun sebeplerinden bir kaçı:
Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp "ne düşünüyorsun?" diye sormaz...
Umurunda degildir çünkü ne düşündüğünüz.
Otuzunu aşmış bir kadın TV deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV 'nin karşısında yanınızda oturmaz.......
Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.
Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir...
Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini, ve kimden istediğini bilir.
Otuzunu asmış cok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkinda ne düşündüğünüzü önemser.
Otuz yaş üstü kadın coğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymustur.
Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan bir aşıktır.
Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır.Bir operanın ortasında ya da pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa
kavga etmesi cok nadirdir...
Ha tabi hakettiyseniz, size vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına katlanmayı da planlayarak...
Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta cok bonkördür, çoğu hak edilmemis bile olsa...
cünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.
Otuzunu asmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir...
Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.
Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz..... arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.
Kadınlar yasları ilerledikce medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza Hiç gerek yoktur... Onlar her haltınızı bilirler.
Otuz yaşını aşmış bir kadın Kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir. Çiğ durur...
Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler... Onun icin ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur...
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir...
Eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız.Devamını Gör30 Yaşından sonra kadın...
Andy Rooney der ki...
" Yaşım ilerledikçe, en çok otuz yaşını aşmış bayanlara değ...er vermeye başladım."
İşte bunun sebeplerinden bir kaçı:
Otuz yaşını geçmiş bir kadın asla sizi gecenin bir yarısı uyandırıp "ne düşünüyorsun?" diye sormaz...
Umurunda degildir çünkü ne düşündüğünüz.
Otuzunu aşmış bir kadın TV deki maçı seyretmek istemiyorsa, söylene söylene TV 'nin karşısında yanınızda oturmaz.......
Yapmak istediği bir şeyi yapar. Ve bu genellikle daha enteresan bir şeydir.
Otuz yaşını aşmış bir kadın kendini yeterince iyi tanır ve kendinden emindir...
Kim olduğunu, ne olduğunu, ne istediğini, ve kimden istediğini bilir.
Otuzunu asmış cok az kadın onun hakkında ya da yaptıkları hakkinda ne düşündüğünüzü önemser.
Otuz yaş üstü kadın coğunlukla büyük aşklara, ömür boyu sürecek bağlılıklara doymustur.
Hayatında en son ihtiyacı olduğu şey bir başka mız mız, devamlı söylenen, ne yapacağına karışan, yapışkan bir aşıktır.
Otuzunu aşmış kadın, ağırbaşlıdır.Bir operanın ortasında ya da pahalı bir restoranda sizinle çığlık çığlığa
kavga etmesi cok nadirdir...
Ha tabi hakettiyseniz, size vururken de hic tereddüt etmez, sonuçlarına katlanmayı da planlayarak...
Otuzunu asmış kadın övgüler yağdırmakta cok bonkördür, çoğu hak edilmemis bile olsa...
cünkü takdir edilmemenin ne olduğunu iyi bilir.
Otuzunu asmış kadın sizi bayan arkadaşlarıyla rahatlıkla tanıştıracak kadar kendine güvenir...
Daha genç bir kadın, en iyi arkadaşını bile görmezlikten gelebilir, yanındaki adama güvenmediği için.
Otuz yaşın üstündeki kadın sizin onun arkadaşına ilgi duymanızı hiç sallamaz..... arkadaşının onun aldatmayacağını bilir.
Kadınlar yasları ilerledikce medyumlaşırlar. Ona günah çıkarmanıza Hiç gerek yoktur... Onlar her haltınızı bilirler.
Otuz yaşını aşmış bir kadın Kıpkırmızı bir ruj sürdüğünde bu ona cok yakışır. Ama daha genç kadınlarda böyle değildir. Çiğ durur...
Otuz üstü kadınlar açıksözlü, doğrucu ve dürüsttürler... Onun icin ne anlam taşıdığınızı merak etmenize gerek yoktur...
Ne kadar geri zekalı olduğunuzu bir çırpıda açık açık söyleyiverir...
Eğer bir geri zekalı gibi davrandıysanız.
tırtılın ''dünyanın sonu'' dediğine usta ''kelebek'' der ...
TEZ DANIŞMANI.....
Bir tavsan önüne bir daktilo almιs tak tuk tak tuk birseyler yazιyor.
Oradan geçe...n bir tilki :
- Hey tavsan ne yazιyorsun?
- Doktora tezimi yazιyorum.
- Ha öyle mi, çok güzel ne hakkιnda?
- Tavsanlarιn tilkileri nasιl yedikleri hakkιnda.
- Yok canιm olur mu öyle sey hiç tavsanlar tilki yerler mi?
- Olur canιm gel istersen sana ispat edeyim.
Beraberce tavsanιn yuvasιna girerler biraz sonra tavsan tek basιna çιkar ve yine daktilosunun basιna geçer tak tuk birseyler yazmaya devam eder.Daha sonra oradan geçen bir kurt tavsanι görür.
- Hey tavsan ne yazιyorsun?
- Doktora tezimi.
- Ne hakkιnda ?
- Tavsanlarιn kurtlarι yemesi hakkιnda.
- Yayιnlamayι düsünmüyorsun herhalde buna kim inanιr.
- Dogru olmaz mi gel istersen göstereyim.
Yine beraberce yuvaya girerler tavsan biraz sonra tek basιna dιsarι çιkar.
Tavsanιn Yuvasιnι merak mι ettiniz? Manzara Sudur ; Tavsanιn yuvasιnιn içi: Bir kösede tilkinin kemikleri…Bir kösede kurdun kemikleri…Diger kösede ise; bir arslan kürdanla dislerini temizliyor!
SONUÇ VE ANAFIKIR
Doktora tezi yapmak için;
tezin önemi yoktur.
Konunun da önemi yoktur.
Önemli olan; Tez Danιsmanιdιr...
Oradan geçe...n bir tilki :
- Hey tavsan ne yazιyorsun?
- Doktora tezimi yazιyorum.
- Ha öyle mi, çok güzel ne hakkιnda?
- Tavsanlarιn tilkileri nasιl yedikleri hakkιnda.
- Yok canιm olur mu öyle sey hiç tavsanlar tilki yerler mi?
- Olur canιm gel istersen sana ispat edeyim.
Beraberce tavsanιn yuvasιna girerler biraz sonra tavsan tek basιna çιkar ve yine daktilosunun basιna geçer tak tuk birseyler yazmaya devam eder.Daha sonra oradan geçen bir kurt tavsanι görür.
- Hey tavsan ne yazιyorsun?
- Doktora tezimi.
- Ne hakkιnda ?
- Tavsanlarιn kurtlarι yemesi hakkιnda.
- Yayιnlamayι düsünmüyorsun herhalde buna kim inanιr.
- Dogru olmaz mi gel istersen göstereyim.
Yine beraberce yuvaya girerler tavsan biraz sonra tek basιna dιsarι çιkar.
Tavsanιn Yuvasιnι merak mι ettiniz? Manzara Sudur ; Tavsanιn yuvasιnιn içi: Bir kösede tilkinin kemikleri…Bir kösede kurdun kemikleri…Diger kösede ise; bir arslan kürdanla dislerini temizliyor!
SONUÇ VE ANAFIKIR
Doktora tezi yapmak için;
tezin önemi yoktur.
Konunun da önemi yoktur.
Önemli olan; Tez Danιsmanιdιr...
TiTaNiK
Hitler Üç Esir Yakalamış, İngiliz, Fransız ve Birde Yahudi.
"Size Soru Soracağım, Bilirseniz Sizi Bırakacağım" Demiş.
İngiliz'e Sormuş
"Titanik Kaç Yılında Battı?" İngiliz Hemen Cevap Vermiş
"1912" Diye. Hitler Göndermiş İlgiliz'i.
Fransız'a Sormuş Bu Kez:
"Titanik'te Kaç Kisi Öldü?" Fransiz Cevap Vermiş
"1050".
"Tamam Sende Gidebilirsin" Demiş Ve Özgür Bırakmış.
Yahudiye Dönmüş;
"Say Bakalim İsimlerini.....!"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)