23 Ocak 2012 Pazartesi

De (dem)

Rahmetli dedem, ninemi umreye götürmeye karar vermişti.

Döndüğünde dedem anlatıyor.

-Tam kebeye dokunmamıza bir metre bir mesafe kalmıştı. Ninen arkadan seslendi “dur hele herif!”

Ses tonundan bir aksilik yapacağını anladım ve yüz mimiklerimi okumasın diye arkama dönmeden sordum.

- “Durulacak zaman mı şimdi! Tam tavafın ortasındayız?”

-“Dinine, imanına, bu mübarek yerin hatırına doğruyu söyle; “beni hiç aldattın mı?”

Damağım kurudu, dilim damağıma yapıştı , bir an yutkunamadım.

İçimden, “yine yapacağını yaptın len karı” diye kızarken, bir taraftan da ne cevap vereceğimi düşünüyordum.

Dedim ki içimden; “hikmetinden sual olmaz rabbim! Sen  affedersin ama bu karı beni affetmez.”

“Bu yaştan sonra kalırım ortada”

Kalbimi göstererek,

- “Senin yerin burası hanım! Olur mu hiç öyle şey ” dedim.

 

20 Ocak 2012 Cuma

De (dem)

Rahmetli dedem ile ninemin, zaman zaman eski harmanları savurduklarına tanık olurdum.
Atmış  yaşını aşmış ninemin hala kıskançlık ettiğini görür ve şaşırırdım.
Dedem bir taraftan, muzır muzır gülerken bir taraftan da ninemi teselli edercesine kalbini göstererek “Hanım! Hanım! Senin yerin burası..” derdi..
Ninem biraz gülümsemeye  başlayınca da, onun göreceği şekilde elini aşağı doğru savurarak  ancak duyamayacağı bir sesle  tonu ile  “Gerisi belden aşağı” derdi…