Bektaşi, Nasrettin Hoca gibi, bir tek birey değildir. Bektaşi, bir halkın felsefesinin, yaşantısının, imecesinin tek bir kişide simgelenmesidir.
Bektaşi fıkralarını oluşturan ana unsur, Bektaşi’nin almadığı abdesti, kılmadığı namazı, tutmadığı orucu, içtiği içkisidir. Ve yapmadığı ibadetlerin, içtiği içkinin derdi sofuları almış, Baba Erenler ise ince zekası ile sofulara cevap yetiştirmekle meşguldür. Fıkraların büyük çoğunluğu böyle doğmuştur.
Baba Erenler, inançsız değildir.Onun yerdiği, dinin biçimci anlayışıdır. Hurafelere inanmaz, inancının sorgulanmasından hoşlanmaz, inancı gösteriş vasıtası yapanlardan hazzetmez, Bektaşi’nin garezi dine değil, dini zorlaştırana ve korku unsuru, gösteriş unsuru yapanadır. Hele ki imanının hesabını soranın vay haline!
Birçok Bektaşi fıkrasında kadı vardır. Kadı ile Bektaşi’nin yıldızları bir türlü barışmaz. Dini vecibelerini yerini getirmemek suçuyla(!) sık sık kadının karşısına çıkan Bektaşi, nüktedan cevaplarıyla kadıyı nakavt eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.