17 Ekim 2010 Pazar

KESİN İNANÇLILAR (KİTLE HAREKETLERİNİN ANATOMİSİ)


KİTABIN KONUSU:

Çeşitli insan tiplerinin kitle hareketlerine neden katıldığı ve bu hareketlere neden inandığı konusu üzerinde durmaktadır.

Ayrıca kitle hareketlerinin hangi şartlarda ve durumlarda ortaya çıkabileceği bu hareketlerin insanları nasıl etkileyeceği , kişilerin bu kitle hareketleri içerisinde yer alma nedenleri bu kitap ta anlatılmaktadır.

KİTABIN ÖZETİ:
           Çevreleri  tarafından korkutulmuş  kişiler , durumları ne kadar kötü olursa olsun değişiklik düşünmezler.

           Hayal kırıklığına uğramış kişi için bir kitle hareketi ya bütün benliğin değişmesi imkanını vaat eder veya gaye , ümit , güvenme , öğünme  ve değer gibi nitelikler vaat eder.

           Bir hareket ne kadar makamlar kurar  ve mevkii dağıtırsa o kadar daha düşük kalitede kimseleri kendine çeker ve sonunda bu  siyasi askıntılar başarılı bir partiyi öylesine sararlar ki  başlangıçtaki hareket , artı k ilk idealistler tarafından tanınmayacak hale gelir .

            Bir kitle hareketinin durdurulması , o hareketin yerini almak üzere başka bir hareketin geliştirilmesi veya ortaya çıkarılması ile mümkündür.Örneğin Katolikliğin kitle hareketi ruhunu canlandırdığı bir ülkede , kominizmin yayılması önlenmiş olur.

BİRLİKTE HAREKET VE NEFSİNDEN FEDAKARLIK :

             Bir topluluğun karakter ve kaderi çoğu kez onun en kötü elemanları tarafından belirlenir.Bir ulusun az etken olan çoğunluğu orta bölümdedir.Bu vasat insanlar en iyi ve en kötü olanlar tarafından etkilenir ve biçimlendirilir.

              Avrupa ülkelerinde toplumu rahatsız eden kişilerin bir okyanusu aşarak yeni bir kıta da yeni bir dünya kurmaları tarihin bir cilvesi değildir, bu yeni dünyayı ancak böyleleri kurabilirdi.

              Fertlerin yaratıcı gücü kayboldukça , bir kitle hareketine katılma eğilimlerinin gittikçe belirli bir şekilde arttığını görmek enteresandır.İçindeki yaratıcılığın gittikçe kuruması sebebi ile gerileyen yazar, sanatkar  ve ilim adamları er geç  ateşli  vatanperverlerin , ırkçılık simsarlarının ya da mukaddesatçıların kamplarından birine sürükleneceklerdir.

               Kitle hareketlerine potansiyel taraftar olmaya en uygun kişi , kendinin , küçük , anlamsız ve yoksul olan yönlerini maskelemek üzere içine karışacağı ve içinde kişiliğini eriteceği bir topluluktan , yoksun olan kişilerdir.Aile , kabile , vatan vs. bağlarının zayıfladığı ve çöküntü halinde olduğu bir yer bulan kitle hareketi derhal oraya sokulur ve meyvelerini toplamaya başlar. Bu bağların kuvvetli olduğu yerlerde ise bunları koparıp zayıflatmak için hücuma geçer.

              Bir kitle hareketinin başarılı olması için daha ilk anlardan itibaren kapalı bir teşkilat kurması ve bütün taraftarlarını bu teşkilat içinde eriterek teşkilatın ayrılmaz bir parçası haline getirebilecek güce sahip olması gerekmektedir.Bir yeni kitle hareketinin yaşayıp yaşayamayacağını , onun doktrinindeki  gerçek payından ve vaatlerinin uygulanma kabiliyetinden çıkarmaya çalışmak boşunadır.Anlaşılması gereken bir olgu varsa o da söz konusu teşkilatın, hayal kırıklığına uğramışları hangi süratle ve ne derece etkili olarak bünyesinde eriteceğidir.

               Topluma uyamıyan  kişiler huzursuzdur, tatminsizlik içindedirler.Gayelerine ulaşıncaya kadar en güzel yıllarının ziyan olacağı endişesi içindedirler.Bunlar , aldatıcı bir kitle hareketinin çağrısına hazır olmakla beraber her zaman vefalı taraftarlar olamazlar.

               Dini ve devrimci hareketlerin bir kitle hareketi durumuna geçip geçemeyecekleri, ortaya attıkları doktrinden (öğreti) ziyade fedakarlık ve beraberlik sağlamak için giriştikleri çabanın derecesine bağlıdır.

               Bir şahsı nefsinden fedakarlık yolunda geliştirmek için , ferdi kimliğinden ve şahsına özel başkalıklardan ayırmak gerekir.Her şey den önce, asla bu kimse kendini yalnız hissetmemelidir.Bir ıssız adada olsa bile bağlı olduğu  grubun gözlerinin kendi üstünde olduğunu  hissetmelidir.O kimse için , bu grubun haricine çıkarılmış olmak , hayatının yok olması ile eşit sayılmalıdır.

               Bir kişi işkence veya imha edilme durumuna düştüğü vakit kişisel kuvvetine güvenmesi imkansızdır.

KİTABIN ANA FİKRİ:
Söz ustaları olmadan bir kitle hareketi başlatılamaz;müfritler olmadan da bir kitle hareketi devam ettirilemez

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Yazar 1960 yıllarda vefat etmiş ve bu yıllardan sonraki kitle hareketlerini izleme fırsatı bulamamışsa da genel olarak meydana gelen kitle hareketlerini algılamak,tahlil etmek için güzel bir başvuru kaynağı niteliğini taşımaktadır.Hz.Muhammed ve Hz. İsa ile ilgili görüşlerini isabetli bulmasam da bu kitabın yayımlanmasında ciddi bir emeğin çekildiği ve bir çok kitle hareketinin incelendiğini gözlemledim.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Almanya dan ABD ye göç eden bir ailenin çocuğu olan Eric küçük yaşta önce annesini kaybediyor Çocukluğunun 7-15 yaşları arasını kör olarak geçiren Eric Hoffer hiç okula gitme fırsatını bulamıyor.Kısa bir süre sonra da babasını kaybedince yaşadığı yeri terk ederek Los Angeles şehrine yerleşiyor ve burada Şehir Kütüphanesinin yanında bir oda tutarak kütüphanedeki hemen hemen tüm kitapları okuyor. Açlık , yoksulluk tehlikesi nedeni ile hamallık ve limanlarda dok işçiliği yapıyor ve sürekli toplumun en alt tabaka insanları ile iç içe yüz yüze yaşıyor.Yaşamının bu dönemindeki izlenimleri Eric Hoffer a toplumdaki orta sınıf insanların hiç bir değişime müsait olmayadığını bu orta sınıfın sürekli en iyiler ve en kötülerin etkisinde kaldığı hep onlar tarafından yönlendirildiği fikrini oluşturuyor.Bu çizgide düşünen ve incelemeler yapan Eric Kesin İnançlılar isimli eserinin fikirsel temellerini, toplumun bu “AYAK TAKIMI “ diye tabir edeceğimiz insanlarının arasında yaşarken oluşturuyor.
 Hoffer  şehir hayatı ile ilgili olarak şunları savunuyordu:”Tarihte büyük eser yaratan kişiler hep büyük şehirlerde ortaya çıkmışlardır.Yaratıcı kimseler köyde, ormanda , kırda , dağ başlarında ortaya çıkmıyorlardı.Nasıl çıksınlar ki yabancı şeylerin hoş karşılanmadığı ortamlarda ne yaratılabilirdi ki ? İnsan şehirde insanlığını bulmuştur. Şehir olmaksızın insan da bir şey değildir.Ancak ne var ki insanı kokuşturan , dejenere eden de bizzat şehirdir.Eğer biz şehirlerimizi yaşayabilir ve  yaşanabilir kılmazsak bazı büyük ulusların ölümünü görebiliriz.”

Yaşamının hiç bir döneminde bu insanlardan ayrı düşmek istemeyen Eric Hoffer kitaplarının yayınlanması , TV programlarına konuk olarak çağrılması üzerine meşhur bir insan oluyor ama hiçbir zaman bu arkadaşlarından ayrılmıyor.Kesin İnançlılar adlı eser uzun yıllar üniversitelerin bir çok bölümünde yardımcı ders kitabı olarak okutulmuştur.

ERİC HOFFER

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.