29 Kasım 2010 Pazartesi

AKSİ SEDA

Canım acıyor, sol yanımdan başlayıp dört yanımda kol gezen sızılarım var. Nedenini, yerini, neyini, nasılını bilmediğim, yokladıkça kendimi çoklaşan, çoklaştıkça adsızlaşan sızılar bunlar. Aksini aynada göstermeyen bir yüzüm var benim, umursamadıkça ben, benimle inatlaşan. O söylüyor görmezden gelemeyeceğimi. Yok saymak gerçekten olmadığı anlamına gelmiyor ona göre. Ama yanılıyor...

Gözlerimi dikip tam içine bakıyorum hayatın. Yok saymak gerçekten YOK ETMEK aslında.

Sana sunulan sevgiyi yok sayıyorsan, yok ediyorsun bir süre sonra.

Uzatılan eli yok sayıyorsan, geç oluyor kabul edip uzandığında.

Seni kucaklayan şefkati yok sayıyorsan, soğutuyorsun yerinde.

Aşkla bakan bir çift gözse yok saydığın, aşkı yok ediyorsun karşındakinde.

Hayalini yok sayarsan, aslı var olmuyor hiçbir zaman.

Yalansa yok saydığın eğer, gerçeğini,

Gerçekse yok saydığın, kendini kaybediyorsun.

Yaralı bir hayvansa yok saydığın, bir canı,

Muhtaç bir insansa eğer, yaşanmışlıklarını yok ediyorsun.

Hiç olmamışlar, zaten yokmuşlar gibi...

Özetle yanılıyorsun YOK SAYMAK, YOK ETMEKTİR.

Bende akissiz beni ve inceden sızımı yok sayıyorum, yok etmek için…

Deniz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.